Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematiğin Önemi!

Yazar: * Batuhan Aydagül / Eğitim Reformu Girişimi Direktörü - Prof. Tosun Terzioğlu / Sabancı Üniversitesi

Hayal gücü geniş, bütçesi göreceli olarak makul, kapsamı ve amacı açık tanımlanmış, yeniliğe verdiği önemle ön plana çıkan bu program dünya üzerinde STEM alanında ilerleme sağlamak için devam eden ya da planlanan birçok girişimden biri."

Yaklaşık bir ay önce Kudüs’te gerçekleşen uluslararası bir eğitim konferansında konuşan 28 yaşındaki mühendis Yonatan Weintraub 2015’te İsrail’in A.B.D., Rusya ve Çin’den sonra aya araç indiren dördüncü ülke olma hedefini ve bunu gerçekleştirme olasılığının yüksek olduğunu dünyanın farklı yerlerinden gelen katılımcılarla paylaştı. Weintraub, aya ilk İsrail uzay aracını indirmeyi hedefleyen SpaceIL adında bir sivil toplum kuruluşunun üç kurucusundan biri ve teknoloji yöneticisi. SpaceIL, robotların daha ekonomik bir bütçeyle uzay yolculuğu yapabilmesi için yenilikçi girişimleri teşvik etmeyi amaçlayan Google Lunar XPrize programına katılan 18 takımdan biri.  İsrail dışında A.B.D., İtalya, Japonya, Almanya, Brezilya, Kanada, Hindistan ve Şili gibi ülkelerden takımlar, toplam bütçelerinin sadece %10’u kadar kamu mali desteği kullanarak, 2015 sonuna kadar aya araç indiren ilk takım olmak ve 30 milyon dolara kadar çıkabilecek ödülün sahibi olmak için çalışıyorlar.
 
Google Lunar XPrize programının önemli bir amacı da yeni nesil için bir “Apollo ivmesi” oluşturmak ve insanları İngilizcede kısaca STEM (science, technology, engineering, math kelimelerinin baş harflerinde oluşuyor) olarak ifade edilen bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik hakkında heyecanlandırmak. 1960’larda A.B.D.’nin aya insan gönderme amacıyla başlattığı Apollo Programı nasıl çocuklara ve gençlere bilim, teknoloji ve uzay gibi yeni konularda ilham kaynağı olduysa, Lunar XPrize programına katılan takımlar da bunu, başta içinde bulundukları ülkelerde olmak üzere, gerçekleştirmeyi hedefliyorlar. Örneğin SpaceIL takımı İsrail’de 50.000 çocuğa ulaşmayı hedefleyen bir eğitim programı yürütüyor ve kazandıkları takdirde büyük ödülü eğitim amaçlarını ilerletmek için kullanmayı taahhüt ediyor.
 
Hayal gücü geniş, bütçesi göreceli olarak makul, kapsamı ve amacı açık tanımlanmış, yeniliğe verdiği önemle ön plana çıkan bu program dünya üzerinde STEM alanında ilerleme sağlamak için devam eden ya da planlanan birçok girişimden biri. Peki, farklı ülkelerde kamu, özel ve sivil toplum sektörlerinden aktörler neden yeni bir “Apollo ivmesi” peşinde koşuyorlar, bunlar arasında göze çarpan örnekler neler ve Türkiye bu geniş yelpazenin neresinde yer alıyor? İleriki bölümler bu sorulara cevap arıyor ve STEM konusunda iş dünyasının farkındalığını artırmayı, gelişmelerle ilgili bilgi paylaşmayı ve en önemlisi olası yeni eylem planları için bir tartışma başlatmayı hedefliyor.
 
STEM eğitiminin içeriği, evrimi ve önemi
 
STEM eğitimi özellikle Sovyetler Birliği’nin Sputnik uydusunu uzaya fırlatması sonrasında uzay yarışında geri kaldığını fark eden A.B.D.’de ulusal bir konu ve öncelik olarak gündeme geldi. STEM becerilerinin geliştirilmesi ve STEM alanlarındaki çalışma fırsatlarıyla ilgili farkındalığın artırılması Apollo Programı kapsamında yer buldu.
 
Sputnik’den bu yana geçen zaman boyunca STEM eğitimi bilim, teknoloji, mühendislik ve matematiğin öğrenilmesi ve öğretilmesini içeren bir çerçevede ve okulöncesinden doktora eğitimine kadar çok geniş bir yaş ve eğitim kademesini kapsayacak biçimde tanımlandı. A.B.D.’de özellikle yükseköğretimde verilen nitelikli STEM eğitimini alan öğrenciler edindikleri ileri düzey STEM becerileriyle teknolojik buluşların ve üretimin desteklenmesine önemli katkı yaptılar. Teknolojik yeniliğin A.B.D.’nin son elli yıldaki ekonomik büyümesinin yarısını açıklayabildiği ve geleceğe dönük en hızlı büyüyen 30 mesleğin asgari bir STEM eğitimi temeli talep edeceği iddiaları dikkate alındığında STEM eğitiminin önemi artarak geçerliliğini koruyor.2
 
Özellikle son yıllarda STEM eğitiminin tanımı ve içeriğine dair tartışmalar arttı ve bu süreçte bazı kurumlar STEM kapsamına yeni alanları da ekledi. A.B.D.’de Ulusal Bilim Vakfı (National Science Foundation) tarafından hazırlanan listede bilgisayar mühendisliği, matematik, nanoteknoloji, biyoteknoloji gibi disiplinlerin yanı sıra malzeme bilimleri, yer bilimleri, antropoloji, sosyoloji, ekonomi gibi alanlar da STEM kapsamı içinde yer alıyor. STEM’in çok teknik olduğu ve sanatı dışladığına yönelik eleştiriler zaman zaman STEM içine A’nın (İngilizce sanat anlamına gelen Arts kelimesinin baş harfi) eklenmesiyle STEAM gibi yeni bir terimi kullanan yaklaşımlarda karşılık buluyor. Güney Kore’de bu yaklaşım Eğitim Bakanlığı ve Kore Bilimin ve Yaratıcılığın İlerletilmesi Vakfı (Korea Foundation for the Advancement of Science and Creativity) gibi kurumlar tarafından ulusal bir politika olarak benimseniyor. A.B.D.’nin önde gelen sanat ve tasarım okullarından Rhode Island School of Design “STEM’den STEAM’e” adını verdiği girişimiyle sanat ve tasarımın da ulusal STEM ajandasına eklenmesini; böylelikle bilim ve teknoloji aklıyla sanat ve tasarım aklının bir araya gelmesinden oluşabilecek yenilikçiliğin desteklenmesini hedefliyor.
 
Günümüzde STEM eğitimini, kapsamı içinde sanat olsun mu olmasın mı gibi ikilik bir tartışma ya da öğrencilere ayrı ayrı iyi matematik ve fen nasıl öğretiriz gibi bölümlere ayrılmış dar bir bakış açısının ötesinde yorumlayan yaklaşım giderek önem kazanıyor (Bkz kutu).3 Buna göre, STEM eğitimi artık matematik, fizik, kimya, biyoloji ya da teknoloji ve tasarım gibi öğretim programlarını birbirinden kopuk dersler halinden çıkartmalı ve daha disiplinlerarası bir yaklaşımla birbirleriyle içe içe geçecek şekilde dönüştürmeli. Bu güncel yaklaşım STEM’in kelime karşılığında da anlam buluyor. STEM bir bitkinin gövdesi anlamına gelir. Gövde gelişir ve yaprakları, dalları, çiçekleri ve meyveleri taşır. STEM eğitimi de benzer bir gövde oluşturarak tüm öğrencilerin STEM alanlarında okur-yazar olmalarına, bilişsel becerilerinin problem çözme yetkinliğini de içerecek şekilde gelişimine ve aralarından bilgi çağının gerektirdiği alanlarda üniversite eğitimi alacakların havuzunun genişlemesine katkı yapabilir.
 
Bu geniş yorumuyla STEM eğitimi 1990’dan bu yana küreselleşen ve içinde bilginin ağırlığı artan ekonomi düzeninde ulusal refahın ve rekabet gücünün artırılması için bir zorunluluk haline geldi. Aynı zamanda dünyanın farklı ülkelerinde STEM becerisi isteyen istihdam talebi arzın üstünde kalıyor, yani bir beceri açığı var. İş dünyasının eğitim sektöründe STEM eğitimine gösterdiği özel ilgi ve bu alanda aktif girişimlerin içinde olması STEM becerilerinin ekonomi için önemini gösteriyor. A.B.D.’de Fortune 500 listesinden 100’ü aşkın şirketin üst düzey yöneticileri 2010’da tüm paydaşlarla işbirliği yaparak nitelikli STEM eğitim politikalarının ve programlarının geliştirilmesini ve böylelikle tüm çocukların STEM okur-yazarı olmasını sağlamak amacıyla Denklemi Değiştir (Change the Equation) adında kolektif bir girişim başlattılar.
 
STEM eğitim politikalarında bir gerileme yaşanan ve önceki yıllarla karşılaştırıldığında STEM alanlarından mezun olan öğrenci sayısında bir düşüş (1999’da mezunların % 24,8’i STEM alanlarında iken 2005 yılında bu oran % 22,7 olarak hesaplanmış) gerçekleşen Avrupa ise, Amerika, Kanada ve Avustralya’ya kıyasla daha az sayıda yetişmiş işgücünü çekiyor. Bu arka planda, Avrupa menşeili 50’den fazla çok-uluslu şirketin oluşturduğu ve her yıl AR&GE’ye 51 milyar €’dan fazla yatırım yapan Avrupa Sanayiciler Yuvarlak Masası (European Roundtable of Industrialists) genç Avrupalıların STEM eğitimine ve kariyerlerine ilgisini artırmayı amaçlayan en geniş ve stratejik projelerden biri olan inGenious girişiminin iki ortağından biri. Diğer ortak ise Avrupa’dan 31 eğitim bakanlığının öğretim ve öğrenimde yenilikçiliği geliştirmek amacıyla oluşturduğu European Schoolnet adındaki ağ. Bir sonraki bölümde bazı örneklerden görüleceği gibi STEM eğitimi iş dünyasının da içinde olduğu, çoğunlukla kamunun öncü rolü oynadığı ulusal politikalarla ve girişimlerle ele alınıyor.
 
Ülkelerin STEM eğitimi politikaları ve uygulamalarından örnekler
 
STEM eğitimi gerek bilimsel ve teknolojik ilerlemeye gerekse yenilikçiliğin gelişmesine ve sürdürülebilir büyümeye katkısı nedeniyle çok önemli. Özellikle yüksek ve orta gelirli ülkeler olmak üzere dünya üzerinde birçok ülkede STEM eğitimi odaklı ulusal politikalar geliştiriliyor, ciddi yatırımlar yapılıyor ve çok ortaklı girişimler oluşturuluyor. A.B.D.’de STEM eğitimiyle ilgilenen 13-15 farklı federal yapı var ve Hükümet Saymanlık Bürosu'nun (GAO- Government Accountability Office) hazırladığı araştırma raporlarına göre Amerikan hükümeti son 10 yıl içerisinde STEM eğitimine federal bütçeden yaklaşık 12,4 milyar $ harcamış. Aynı zamanda, Amerikan Öğretmenler Birliği (National Association of Teachers) liderliğinde yaklaşık 500 kurum ve kuruluşun üye olduğu bir sivil toplum girişimi olan STEM Eğitim Koalisyonu (STEM Education Coalition)4 eğitim politikalarının belirlenmesinde etkin rol oynuyor.
 
A.B.D. Başkanı Obama’nın başlattığı STEM eğitimi girişimlerinden biri de “Yenilik için Eğitmek” mottosuyla hayata geçirdiği ve STEM eğitimine devlet ve özel iştiraklerden 250 milyon $’ lık bütçe ayırdığı bir proje.5
 
Bu proje kapsamında 10.000 yeni matematik ve fen bilimleri öğretmeninin eğitim ve hâlihazırdaki 100.000 öğretmenin bu konu üzerine hizmetiçi eğitim alması planlandı. STEM eğitiminde kurumlararası işbirliğine bir örnek olarak NASA yaz döneminde bünyesinde çalışan 11.000 bilim insanının da katkısıyla öğrencilere ve öğretmenlere yönelik STEM eğitimi çalışmaları yürüttü.
 
“Yenilik için Eğitmek” projesinden de görüldüğü üzere STEM öğretmenlerinin mesleki gelişimi kritik öneme sahip ve bunu gerçekleştirmek için işbirlikleri oluşturmak gerekiyor. Bunu vurgulayan bir diğer örnek İrlanda’da STEM eğitiminde kullanılan sarmal model.6 Bu model ile kastedilen STEM eğitiminde akademinin yani bu eğitim modeli için gerekli öğretmen yetiştiricilerin, endüstrinin ve hükümetin bir arada olduğu karar alıcılar mekanizmasının kurulması. İrlanda’da uygulanan bu modelde akademisyenler, Intel ve IBM gibi özel sektör şirketleri ve hükümet yetkilileri STEM eğitimi konusunda ortak çalışmış. Özel sektörün üstlendiği rol incelendiğinde, mentörlük yapma yani uzman görüşü sunma, finansal destekte bulunma ve gerekli teknolojik altyapıyı sağlama gibi girişimler göze çarpıyor.
 
Asya’da da Çin büyüyen ve gelişen ekonomisini daha da sağlamlaştırmak için bilgi temelli sektörlere yönelmeyi hedefliyor. Bu hedeflerine ulaşmak için Çin yönetimi eğitim alanında ciddi atılımlar yapıyor. Eğitim ve Teknoloji derslerine ek finansal kaynak aktarıyor. 2008 ekonomik krizi sonrasında Çin yönetimi,7 ekonomisi ihracat temelli olmaktan ziyade iç pazara da hitap edebilecek sektörlerin gerekliliğini duymuş ve bunun için sektörel yelpazesini genişletmeye karar vermiş. Kriz sonrası yaraları saran sektörler STEM üzerine gelişen ekonomik yapılar olmuş.
 
Hindistan ve Brezilya’da STEM eğitimine katılım oranları gün geçtikçe artıyor. Bu artışta yönetimlerin izlediği eğitim politikaları etkili. Ana neden ise sermaye temelli yerel firmaların küresel piyasalarda ciddi birer oyuncu haline gelmiş olmaları ve onların duyduğu yetişmiş insan ihtiyacı. Accenture danışmanlık firmasının Brezilya ile ilgili yayınladığı rapora göre, Brezilya’nın 2015 yılında mühendislik fakültesinden mezun edeceği öğrenci sayısı % 68 artacak ve 2016 yılında mühendislik alanındaki doktora öğrencileri Amerika’dakileri geçecek. 2011 yılında Hindistan’da Bangalore ve Çin’de Pekin’de kurulan yeni firmaların (start-up) % 30-40’ı Amerika’da STEM eğitimi almış kişiler tarafından kurulmuş.
 
İngiltere’de 2004 yılında imza atılan Bilim ve Yenilik Yatırımı Programı çerçevesinde gelecek 10 yılı kapsayacak ve özellikle STEM eğitimini ele alan bir çalışma yapıldı. Bu çalışmanın amacı STEM alanlarındaki öğretmenlerin kalitesinin artırılması ve öğrencilerin AR-GE temelli kariyerlere ilgisinin artırılması idi. Böylece İngiltere’nin gelişmesi önündeki olası sorunların eğitim politikası ile aşılması planlandı.8
 
Türkiye’de STEM eğitimi
 
STEM eğitimi ve becerileri Türkiye’de de sürdürülebilir gelişme için çok önemli. Kamu, özel sektör ve akademiden üst düzey yöneticilerin sık sık öne sürdükleri gibi, ülkenin orta gelir düzeyinden üst gelir düzeyine çıkması ve cari açığın azalması için katma değeri yüksek ürün ve hizmetler üretmesi gerekiyor. Ağırlıklı olarak yurtdışından teknoloji transferine, montaj ve ucuz işgücüne dayanan sanayinin üniversiteler ile işbirliğinde yeni buluş ve patentlerin peşinde olması ve Türkiye’nin ileri teknoloji üretiminin ve ihracatının artması bir öncelik oluşturuyor. Aynı zamanda Türkiye tıp, iklim değişimi, enerji, tarım ve diğer birçok alanda ulusal, bölgesel ve küresel boyutlarda güncel ve önemli sorunların çözümüne bilim ve teknoloji üreterek katkı yapan bir ülke olmak iddiasında. Kısacası, Türkiye, Vizyon 2023 ya da Kalkınma Programları’ndaki ulusal hedeflere ulaşmak için özelde STEM eğitimine, genelde eğitimin tümüne uzun vadeli ve bütüncül bir stratejiyle yatırım yapmak zorunda. Ancak, uluslararası değerlendirme sınavlarının, öğrencilerin ve öğretmenlerin matematik ve fen bilgi ve becerilerine ilişkin ortaya koyduğu tablo çok umut verici değil. Öğrencilerin 4. ve 8. sınıf düzeyinde matematik ve fen öğrenme çıktılarını ölçen uluslararası TIMSS sınavına göre Türkiye ortalamanın altında başarı gösteriyor; OECD ve AB ülkelerine kıyasla geride. Ancak, bu tablonun arkasında öğrenme çıktıları farklı yeterlikler düzeyinde incelendiğinde, Türkiye’nin hem en üst hem de en alt dilimlerde performans gösteren öğrencilerinin uluslararası ortalamalarla ya aynı ya da üstünde olduğu görülüyor. Bu bir yandan Türkiye’de eğitimdeki eşitsizliğe dikkat çekiyor, öte yandan ülkede üst düzey matematik ve fen yeterliliği gösteren öğrencilerin de olduğunu ortaya koyuyor. Ulusal eğitim politikalarının en alt düzeyden başlayarak daha çok öğrenciyi üst düzeylere doğru taşıyacak programları tasarlamaya ve uygulama odaklanması gerekiyor.
 
STEM eğitiminin iyileştirilmesinde yukarıda daha kapsamlı olarak ele alınan STEM kavramı referans alınmalı. Okulöncesinden başlayarak tüm öğretim programları bu anlayışla yeniden ve temelden gözden geçirilmeli. Öğretim programları ve eğitim materyalleri anaokuluna giden bir çocuğun uzaylılara ya da böceklere duyduğu doğal meraka, eğitimin ileri kademelerinde cevap verecek biçimde tasarlanmalı. Bu da, farklı derslerin içeriklerinin hayatla ilişkilendirilmesiyle ve aralarındaki ilişkilerin kuvvetlendirilmesiyle başlayabilir. Burada, ortaokul ve lisede ilk sınıflarda fen derslerinin fizik, kimya, biyoloji, yer bilimleri veya doğa bilimleri gibi tek tek dersler yerine önce bütünleşik bir bilim teması altında verilmesi ve sonra ayrı ayrı verilmeleri mümkün müdür veya nasıl olabilir sorularını tartışmak yararlı olabilir. Ayrıca, farklı ülkelerde olduğu gibi STEM eğitimine odaklanan çalışmaların öğretmenlerin hem hizmet öncesi eğitimlerine hem de mesleki gelişimlerine önem vermesi ve uygun koşullarda kamu–özel sektör–akademi arasında işbirliği fırsatlarının oluşturularak buralarda ileri düzey STEM becerilerine sahip insan kaynağıyla öğretmenlerin desteklenmesi gerekiyor.
 
Bilim, teknoloji ve matematik ile ilgili konuları hayatla ilişkilendirmek ve zaman içinde öğrencilerde matematik ve soyutlandırma becerilerini geliştirmeye odaklanmak gerekiyor. Yine bu süreçte öğrencilerde matematik ya da fen “korkusu” oluşturacak pedagojik yaklaşım ve tutumlardan kaçınmak ileriye dönük STEM becerilerinin edinilmesi için kendi başına bir kazanım olacaktır. Eğitim sırasında öğrencilere bir yandan insanlık tarihi ve kültürü, diğer yandan bilim tarihi ve kültürüne açılacak pencereler, matematik ya da fiziğin sınıf ortamı dışında ve öğrenilmesi gereken bir ders olması ötesinde anlam kazanmasına yardımcı olabilir.
 
Eğitimin içeriğinin farklı alanlarda yaşamla ilişkilendirilebilmesi ve öğrenciler için çekiciliğinin artırılabilmesi için ölçme ve değerlendirme anlayışı ve araçlarının da dönüştürülmesi önemli. Buna göre, “eğitimde sonuç ve süreç değerlendirmesi arasındaki gerilimin süreç lehine evrilmesi hem 21. yüzyıl becerilerinin [STEM becerileri dahil olmak üzere] öğrenciler tarafından kazanılmasına hem de öğretmenin yeni beklentilere karşılık verebilmesine katkı yapabilir. Öğrencileri merkezi sınavlarla ölçmeye, sıralamaya ve karşılaştırmaya dayalı mevcut eğitim anlayışının değişebilmesi, aynı zamanda eğitim paradigmasının [ki, burada daha kapsamlı bir anlayışla elen alınan STEM eğitiminin uygulamaya geçmesi eğitimde yeni bir paradigmanın hem itici gücü hem de önemli bir parçasıdır] dönüşebilmesi için kırılma noktası olacaktır çünkü merkezi sınavlarla kazanan ve kaybedenin belirleniyor olması, eğitimde mevcut paradigmanın önemli kalelerinden biridir.”
 
STEM eğitimi ve nitelikli eğitim
 
STEM eğitimi ve önemi konusunda Türkiye’de atılan adımlar var. Köklü bir geçmişe sahip fen liseleri, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün STEM projesi, yukarıda söz edilen inGenious Projesi’ne Türkiye’den katılan okullar ya da özel eğitim kurumlarının kurduğu fen ve teknoloji liseleri iyi ve yeni örneklerden bazıları. Bu örneklerin çoğaltılması ve yaygınlaştırılması ve öğrenim-öğretim düzeyinde yukarıda ipuçları verilen daha köklü bir değişim için farklı paydaşların bir araya gelerek ulusal ağlar ve koalisyonlar oluşturması, hem STEM eğitimini gündemde tutabilir hem de yeni kaynakları harekete geçirebilir.
 
Bir yandan da, STEM eğitimiyle ilgili dinamiklerin ve tartışmaların çoğunlukla Türkiye’de tüm öğrencilere nitelikli eğitim verilmesi hedefiyle ortak olduğu akılda tutulmalı. Erken çocukluk eğitimi, ülke içindeki öğrenciler arasında başarı uçurumunun kapanması ve öğretmenlerin güçlendirilmesi özelde STEM eğitimi, genelde eğitimin tümü için kritik önlemler. Çocukların erken yaşlardaki doğal merakını canlı tutarak onlara cevap verebilecek bir eğitim tüm ülkelerde programlar için standart özellik olarak hayata geçmeli. İnsanların etrafındaki dünyayı anlaması aslında çok eğlenceli. Eğitim, bunun üzerinde yapılandırılmalı.
 
*Araştırma desteği için Barış Özkaranfil’e teşekkür ederiz.
 
1) STEM Forward: International Education Conference, June 22-24, 2014, Jerusalem. Çevrimiçi erişim için http://www.intel-stem-conf2014.com/index.ehtml
2)  Change the Equation: Why STEM? Çevrimiçi erişim için http://changetheequation.org/why-stem
3)  Vince Bertram’ın Huffington Post’un eğitim bloğunda 26 Mart 2014’te yayımlanan “STEM or STEAM? We’re Missing the Point” başlıklı yazısından alıntı. Çevrimiçi erişim için http://www.huffingtonpost.com/vince-bertram/stem-of-steam-were-missin_b_5031895.html. Bertram, A.B.D.’de STEM eğitimi içeriği ve programları geliştiren Project Lead The Way adlı STK’nın yöneticisi.
4)  STEM Eğitim Koalisyonu. Çevrimiçi Erişim için  http://www.stemedcoalition.org/
5) Beyaz Saray Basın Sekreterliği. Başkan Obama “Yenilik için Eğitmek” kampanyasını STEM eğitiminde mükemmellik için genişletiyor. Çevrimiçi erişim için http://www.whitehouse.gov/the-press-office/president-obama-expands-educate-innovate-campaign-excellence-science-technology-eng
6)  STEM Eğitim Koalisyonları: İrlanda’da Girişimler. Prof. Brian MacCraith. Çevrimiçi Erişim için http://events.eventact.com/Think/MacCraith.pdf
7) Sınırsız Yüksek Eğitimde GÖZLEMEVİ. STEM yetenekleri için küresel yarış. Çevrimiçi Erişim için http://www.obhe.ac.uk/newsletters/borderless_report_january_2013/global_race_for_stem_skills
8) Ulusal STEM Merkezi. Bilim ve Yenilik Yatırımı Yapısı(2004). Çevrimiçi Erişim için http://www.nationalstemcentre.org.uk/stem-programme/stem-background
9)  Aydagül, B. (2014). Eğitimde Yeni Paradigma. Yeni Paradigma,  Optimist Yayınları, İstanbul
 
 
*Bu makale, TÜSİAD'ın GÖRÜŞ dergisinin Ağustos 2014 tarihli 85. sayısından alınmıştır.